7 Haziran 2011 Salı

“DİVRİĞİ ULU CAMİİ'NİN STATİK YAPISINI BOZDULAR”


UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Divriği Ulu Cami'nin statik yapısı yanlış müdahaleler nedeniyle bozuldu.



HABER: TİMETURK.COM


Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 755 yıllık Divriği Ulu Camii bugüne kadar yapılan yanlış restorasyonların kurbanı oldu. Taş işlemeciliğinin en harika örneği ‘Çarşı Kapı’ yıllar önce yapılan yanlış müdahaleler neticesinde çökme tehlikesi yaşıyor. Sivas’ın Divriği ilçesindeki camiye büyük ilgi gösterdiğini hatta makam odasında kapının resmini tam karşısına koyduğunu söyleyen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ‘‘Arka tarafta camiyi baştanbaşa çevreleyen betondan bir kuşak yapılmış. Bu yanlış uygulama camiye çok büyük baskı yapıyor. Yanlış müdahaleler maalesef eseri bu duruma getirdi’’ dedi.


Evliya Çelebi Divriği Ulu Cami için ‘‘Üstad-ı mermer bu camiyi öyle nakş-ı bukalemun eylemiş ki methini anlatmaya diller kısır, kalemler kırıktır’’ diyor. Yaklaşık 755 yıldan beri ayakta kalmayı başaran eşsiz eser hâlâ zamana meydan okuyor. Ancak son yüzyılda yapılan yanlış müdahaleler eserin statik yapısını bozdu.


Özellikle 1971 yılında yapılan müdahale eseri temelden sarsmış. O dönem cami ve darüşşifanın batı tarafındaki toprak platformun önüne taştan bir istinat duvarı örüldü, doğu tarafında daha önce yapılan hafriyat sonunda meydana gelen koridor şeklindeki boşluk betonerme ayaklarla kapatılarak üzeri taş döşendi. Toprak çatıda beton ve kurşun kaplama yapıldı. Bu iki müdahale eserin statik yapısını bozdu. Yıllar için de mimari yapı üzerinde aşırı yükden dolayı bel vermeler, çatlamalar oluştu.


Avrupalı bilim adamları tarafından ‘Anadolu’nun Elhamra’sı olarak kabul edilen Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası’nın onarımına yönelik çalışmalar Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü ile Sivas Valiliği tarafından yapılan protokol gereği yürütülüyor. Bu durum da koordinasyon karmaşası doğuruyor. Acil olarak bir bilim kurulu ve koordinasyon merkezi oluşturulması isteniyor.


‘RESTORASYON UZMANSIZ, MÜTEAHHİDE YAPTIRILDI’


Divriği Ulu Cami üzerine bilimsel çalışmalar yapan Prof. Dr. Semavi Eyice de yanlış restorasyona dikkat çekti. Eyice şöyle konuştu:

“Anadolu sanat tarihinin en önemli eseridir. İhmal edilmemeliydi. Restorasyonlar hep başında uzman olmadan müteahhitlere yaptırıldı. Toprak damlı eser, beton kaplandı. Beton dam statik yapısını bozdu. Ağırlık yaptı. Toprak dam 500 yıl camiyi ayakta tuttu. Bundan vazgeçilmemeliydi. Eski usulü bırakıp modern teknikler kullanacağım diye esere büyük zarar verildi.’’


‘DOĞRU RESTORASYON İÇİN SON SÜRATLE ÇALIŞIYORUZ’


Kültür Bakanı Ertuğrul Günay: "Rutubeti önlemek için 2 metre boşluk bırakarak drenaj yapmışlar. Ancak bu, camide rutubeti daha da arttırmış. 2.5 milyon lira özel idareye 2003’te aktarılmış. Ancak hiç kullanılmamış. 2008’de bu parayı bulunca üzerine 12.5 milyon lira daha gönderdim. Çevrede gecekondu yapılaşmaları vardı. Bunlar camiye baskı yapıyordu. Uzman raporlarına dayanarak 54 bina kamulaştırıldı. İmam hatipi başka yere taşıdık. Hâlâ kamulaştırma devam ediyor. 10 milyon lira daha kaynak ayırdım. Zemin inceleme statik projesini İTÜ hazırlıyor. Röleve ve restitute projeleri de hazırlanıyor. Doğru restorasyon için son sürat çaba gösteriyoruz." (Radikal)



DİVRİĞİ ULU CAMİİ ve DARÜŞŞİFASI


Sivas'ın Divriği ilçesindeki tarihi cami ve hastane.

Cami 1228–29 yıllarında Mengücekli beyi Ahmed Şah tarafından; Dârüşşifa ise aynı tarihte, Ahmed Şah'ın eşi ve Erzincan beyi Fahreddin Behramşah’ın kızı olan Turan Melek tarafından Ahlatlı Muğis oğlu Hürrem Şah adlı bir mimara yaptırılmıştır. Darüşşifa caminin güney duvarına dayanmıştır. Orta bölümü bir ışıklık kubbesi ile örtülmüştür, giriş ile birlikte dört eyvandan oluşur. Darüşşifanın kuzeydoğu köşesinde türbe yer alır. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.


DARÜŞŞİFANIN GİRİŞ KAPISI


Harim mihraba dik beş sahından oluşur. Orta sahın diğerlerinden geniştir. Burada yer alan dilimli mihrap önü kubbesi dıştan kümbete benzeyen piramit bir örtü ile örtülmüş ve dışarıdan da camiye hâkim bir hale getirilmiştir. Orta sahında bir ışıklık yer alır. Işıklık kubbesine geçişte yelpaze biçimli Türk üçgenleri kullanılmıştır. Camide sahınların hepsi birbirinden farklı yıldız tonozlarla örtülmüştür. Bu camide hem Selçukluların avlulu plan tipi, hem de Emevi plan tipini bir arada görmek mümkündür.


Plan tipi ve süsleme olarak benzeri olmayan bir eserdir. Aralarında üslup birliği olmayan üç portalin süslemeleri birbirinden farklıdır. İki başlı kartal motifini de içeren süslemeler son derece taşkın ve barok karakterlidir. Batı portalinde Alaaddin Keykubad’ın arması olan çift başlı kartal ile Ahmet Şahın arması doğan motifi bulunur.


Bugün kirişleme izleri kalmış olan ahşap hünkâr mahfili Anadolu’daki en erken örneklerden biridir. Abanoz ağacından minber, kabartma sülus yazı kuşakları ve yıldız motifleri büyük bir özenle yapılmıştır. Yapının taşkın barok karakterli ve iri palmetlerle bezeli mihrabı da önemli bölümlerindendir. Caminin doğu cephesindeki pencerenin (özgününde bey mahfili kapısının) üzerinde Ahlatlı nakkaş Ahmed, minberde Tiflisli İbrahim oğlu Ahmed ve hattat Mehmed, caminin güney duvarındaki âyet şeridi üzerinde Mehmed oğlu Ahmed’in adları yazılıdır. Divriği Ulu Camii ve Dârüşşifası, Selçuklu dönemi içinde küçük sayılabilecek yapı topluluklarından biri olmasına karşın, altı sanatçısı ile dikkat çekicidir. Bu bağlamda yapı topluluğu, Selçukluların yanı sıra Mengücekli çevresinde de ekip çalışmasının varlığını gösteren önemli bir örnektir.


KAPIDA BELİREN İNSAN SİLÜETİ


Caminin giriş kapısına ikindi güneşi düştüğü zaman gölgelerden ayakta duran yandan bir erkek silüeti belirir. Bu silüetin önünde dikdörtgene benzer bir gölge daha vardır ve bu gölgelerin Kuran okuyan ve namaz kılan bir adam olduğuna inanılır.


Evliya Çelebi bu eser için şöyle demiştir: "Üstad, mermer bu camiye öyle emek sarf edip, kapı ve duvarları öyle nakış bukalemun eylemiş ki, methinde diller kısır, kalem kırıktır."


(Alıntı: Wikipedia)


www.timeturk.com - 06 Haziran 2011 Pazartesi - 12:34

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder