8 Aralık 2010 Çarşamba

ÇANAKKALE TARİH MÜZESİ AKÇAABAT’TA / Araştırmacı Yazar MUSTAFA YAZICI


7 (yedi) Düvelin çok müthiş bir zafer tokadı yiyerek, dersini aldığı; geçemeyerek pes edip çekip gittiği Çanakkale Harbi’ni dünyada bilmeyen yoktur. Tarihte hiçbir millet böyle emsalsiz bir zafer kazanamadı. Böyle bir kahramanlık destanı yazamadı. Böyle dünyaca örnek bir şehitlik kuramadı. İstiklâl Marşı Şâirimiz Mehmet Âkif Ersoy "Bedr’in Arslanları ancak bu kadar şanlı idi" diyerek, ne güzel bir benzetme yapmış. Şimdi Çanakkale öyle bir anıtlaştı ki, aynı Mekke-Medine gibi bir ziyâretgâh oldu.. Kahramanlarımızla ne kadar iftihâr etsek azdır.

Şimdi bu şanlı tarihe ve şehitliğe lâyık yeni hizmetler oluyor. Meselâ: ÇANAKKALE SEYYAR TARİH MÜZESİ.. Kurucusu Yiğit Anadolu(Çanakkale) çocuğu Araştırmacı-Yazar ve İş adamı Sayın Ahmet USLU bey.. Çanakkale konusunda birçok kitabı var..


Kendisiyle Mart 2010’da Trabzon’da tanıştık. Çanakkale'de kurduğu Sabit Bina Müzeler (meselâ: Seddülbahir Müzesi) yanında Seyyar bir TIR alarak, bütün Türkiye'yi ve dünyayı dolaşan bir Seyyar Müze oluşturdu. Diğer işadamlarımızın kulakları çınlasın..


18 Mart 2010'da Trabzon Belediyesinin bir hafta konuğu olarak, Trabzon Belediye Meydanında (Taksim Meydan Parkı önünde) hizmete açılan bu sergiyi gezmiştim. Bu müzeyi gezmek için halk izdihamı olmuştu. Kendisini Kuzey TV’de canlı yayına konuk ederek, çok muhteşem bir program yapıp CD’sini de vererek, uğurlamıştım. Hatta İlkhaber Gazetesi’nde de bu konuları anlatan bir makale yazmıştım.


İşte şimdi bu müzeden daha genişini Akçaabat Belediyesinin ev sahipliğinde Akçaabat’a gönderdi. Bu defa TIR içinde değil de, Kültür Park’ta Erol Günaydın Salonunda tarihi seyyar müze sergilendi. Çok muhteşem oldu. Pazartesi’den Perşembe gününe kadar açık kalacaktır. Akçaabat Belediyesini de tebrik ederiz.


Tabii ki, bu defa işin başında olan TRT Belgesel Daire Başkanı Cengiz YÖRÜKASLAN ve ekibini de bizzat tebrik ettik. Sergiyi gezdim. Yeni çok güzel notlar aldım. İlk gün sergiyi çok sayıda öğrenci gezdi. Öyle ki, öğrenciler caddelerden öğretmenleriyle sanki vaktiyle Çanakkale’de savaşarak, mezun veremeyen Trabzon-İstanbul-Eskişehir ve Kayseri Liseleri öğrencileri gibi sergiyi gezmeye ve 45 dakikalık Çanakkale Belgeseli filmini görmeye koşuyorlardı..


Erol Günaydın Kültür ve Sanat Salonu'nun kapısı önünde çok sayıda vatandaş, devlet erkânı ve basın mensubu toplandı. Komutanlar, Belediye Başkanları, Akçaabat Belediyesi Kültür Müdürü, Kültür-Araştırma Kurulu Üyeleri, Parti Başkanları, Kooperatif Müdürleri, Okul ve Millî Eğitim Müdürleri, çok sayıda bay ve bayan yerlerini aldılar.


Akçaabat Belediye Başkanı Sayın Şefik TÜRKMEN burada yaptığı konuşmada özetle: "İstiklâl Harbi’nin öncüsü olarak ilk kahramanlık olayı Çanakkalede meydana gelmiştir. İstiklâl Harbi Zaferi de Çanakkale'nin devamıdır. Hiç beklemeden bu müstesna sergiyi gezerek, bu gerçeklerin tarihî belgelerini görelim " dedi.


Ve Akçaabat komutanıyla serginin açılış kurdelesini kesti. Sergi Salonuna gideriz ki, ne görelim. Sanki Çanakkale bu salonda idi. Çanakkale’de şehit olan Akçaabatlı Şehitlerin İsim Listesi de Ay-Yıldızlı olarak orada idiler. Zaten bu tarihî sergi olayının esprisi Çanakkale'ye gidemeyenlerin huzuruna Çanakkale'yi getirmekti. Bu da başarıldı. Filmi izleyen öğrenciler tarihimize ve kahramanlarımıza hayranlıktan dolayı çıt çıkarmadılar. Kültür ve Tarih olayı dediğin budur. Fakat burada ilkönce Kaymakam Beyi görmeliydik.


Tarihî Çanakkale Müzesi Sergisinde neler vardı neler.. Şöyle ki: Çanakkale'deki Türk asker kıyafeti ile Müslüman Türk askerleri kıyafetleri(elbiseler).. Metre kareye düşen altıbin mermi örnekleri, Delik deşik olan sancaktarın vücuduna sarılı delik deşik Ayyıldızlı bayrak, Düşmanların arka arkaya bir defada sekiz mermi atan tüfekleri, bizim doldur boşalt, tek tek mermi atan tüfeklerimiz. Havada çarpışan mermiler (Fotoğraflarını çektim), içinde iki yüz elli kurşun olan misket bombaları (Tâ o zaman Türklere atılmış. İsrail’in Gazze’ye attığı gibi), aydınlatma fenerleri, Seyyid Onbaşı’nın gemiyi batırdığı bomba. Çanakkale'de şehit olan tüm subaylarımızın toplu fotoğrafı..


Hindistan-Nepal’den getirilen "Gurka" adlı askerlerin bizim askerlerimize sapladığı palalar.. Bunlarla 30 metreden kafa kopardılar. Vahşice şehit ettiler. (Bu Gurkalar da Müslüman’dı. Çanakkale Mevzileri’ndeki Türk askerlerinin de Müslüman olduklarını anlayınca, "Biz savaşmayız, kandırıldık" diyerek, cepheyi terk ettiler. İngilizler’de "Gelin sizi ülkenize gönderelim" diyerek, inandırdılar. Gemilere binince, Çanakkale açıklarında topluca batırılarak, öldürüldüler), Osmanlı’ya tam 45 ülkeden getirtilen askerler saldırtılmıştı. Kendi askerleri ikinci plânda idiler. Osmanlı askerlerinin savaş pantolonu örneği, 1915 marka savaşta fotoğraf çeken bir düşman askeri fotoğraf makinesi, savaşı anlatan kitaplar, dergiler, hediyelik ve hatıralık eşyalar, yumuşak deniz taşlarından yapılmış Osmanlı elbise düğmeleri, Çanakkale’yi anlatan 73 ayrı pano-tablo(Çanakkale asıl bu panolarda), en kıymetli masa, savaş kabartma haritasının bulunduğu masa, çarıktan geçince hemen kanı zehirleyen zehirli demirden İngiliz yıldızları, (İnsanlık suçu olduğu için bunlar dava edildiler. “Türkler insan mı ki, insanlık suçu olsun ?" diye cevap verildi, Avrupa savaş suçu mahkemelerinden.


"Kadana" denilen savaş yükü taşıyan güçlü katırların nalları (Ruslar’da 1916-18'de,Trabzon'un işgalinde bu katırlardan kullanmışlardı), Tel halinde zehirli barutlar, barut telleri, düşmanın çift kat emaye mataraları, bizim teneke mataralarımız, en kıymetli diğer bir masa da delik savaş çarıklarımızın olduğu masa idi.


Osmanlıların savaşta subaylarına maaş olarak verdiği kâğıt Osmanlı paraları, Fransız ve İngiliz askerlerinin altın dişleri(ölen düşman askerlerinden kalmış, bizim askerlerin hiçbirinin altın dişi yoktu), Savaş kahramanı kadın ve erkeklerin fotoğrafları, çeşitli bilgiler. Atatürk'ün savaş hatıraları ve daha neler neler.. Gerçekten Çanakkale Akçaabat’ta.. Gidemeyenler burada mutlaka görsünler..


Daha önce yazdığım ve yakında çıkacak olan "TRABZON'UN MANEVÎ FETHİ TARİHİ" adlı 500 sayfalık eserde haklı olarak "Trabzon Neden 2. İstanbul? Akçaabat neden 2. Trabzon, Akçakale neden 2. Çanakkale? " diye yazmıştım. Şimdi ne kadar haklıymışım..


Akçaabat’ın 17 Şubat’ta kutlanacak olan kurtuluş törenleri hazırlıkları şimdiden yapılırken ve askerlerin birliklerine uğurlandığı şu günlerde bu Çanakkale Sergisi’nin gelmesi çok isabetli oldu.. Yeni nesiller bu tarihin bu şeref levhalarını hep görmeli ve yarınlara iyi hazırlanmalı. Müstesna tarihini iyi öğrenmeli. Tele vole kültürlerinden kurtulup kahramanlar kültürüne yükselebilmelidirler. Akçaabatlılar buna lâyıktır.. Akçaabat'ı ebediyen koruyacak gençler ilmî manada yetişmekte olduğu gibi askeri olarak da yetişmektedir. Örneğin günümüzde Türkiye’nin Genel Kurmay İkinci Başkanı Sayın Aslan GÜNER Paşa da Akçaabatlıdır.


Bütün bunların ışığında bütün şehit ve gazilerimizin ruhları şad olsun. Onlara Akçaabat’tan binlerce Fâtihalar ve selâmlar olsun.. Çanakkale Tarih Müzesi de bizlere ebediyen ders olsun... (Âmin)


Mustafa YAZICI
Araştırmacı Yazar

TRABZON HABER AJANSI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder